Okul Öncesi Dönemde Oryantasyon Süreci
Çocuklar İçin Güvenli Bir Başlangıç
Çocuğunuzun okula başladığı ilk hafta, “oryantasyon haftası” olarak
planlanır. Bu dönem, çocuğun yeni bir ortama, öğretmenine ve
arkadaşlarına uyum sağlaması açısından oldukça önemlidir. Oryantasyon
süreci, çocuğun hem duygusal hem de fiziksel olarak kuruma sağlıklı
şekilde adapte olmasını desteklemek amacıyla kademeli olarak
yapılandırılır. Bu süreç, genellikle ebeveynlerin de aktif katılımıyla
yürütülür ve çocuğun kendini güvende hissetmesini temel alır.
Oryantasyon Haftasının Amacı ve İşleyişi
Bu sürecin temel amacı, çocuğun okul ortamına güvenle alışmasını
sağlamak ve olumlu bir başlangıç yapmasına yardımcı olmaktır. İlk
haftalarda çocukların yemek ve uyku düzenine geçilmez. Bunun yerine,
okulda geçirdikleri süre, çocukların bireysel özellikleri dikkate
alınarak aşamalı biçimde artırılır. Her çocuğun alışma süreci farklıdır;
bu nedenle oryantasyon planı esnek olmalı ve çocuğun gelişimsel
ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde yürütülmelidir.
Oryantasyon döneminde çocuklarda iştahsızlık, içe kapanma ya da ağlama
gibi tepkiler görülebilir. Bu davranışlar oldukça doğaldır ve çocuğun
yeni ortama alışma sürecinin bir parçasıdır. Ebeveynlerin bu tepkilere
anlayışla yaklaşması, çocuğun duygusal güvenini destekler ve süreci daha
kolay atlatmasına yardımcı olur.
Çocuğunuzu Desteklemek: Ne Söylemeli, Ne Yapmalı?
Oryantasyon döneminde ebeveynlerin çocukla kurduğu iletişim dili büyük
önem taşır. Özellikle gün sonunda çocuğu zorlamadan sohbet etmeye
çalışmak, onun duygu ve düşüncelerini paylaşmasını kolaylaştırır. “Bugün
okulda seni en çok ne mutlu etti?” veya “Günün nasıl geçti?” gibi açık
uçlu sorular, çocuğun kendini ifade etmesine yardımcı olabilir. Bu tür
sorular, okul deneyimini olumlu bir şekilde pekiştirir.
Ayrıca çocuğun ruh haline uygun cümleler kurmak da duygusal güven
açısından önemlidir. “Bugün gülümsüyorsun, güzel bir gün geçirmiş
gibisin” gibi olumlu geri bildirimler ya da “Biraz üzgün görünüyorsun,
yeni ortamlara alışmak bazen zaman alabilir” gibi anlayışlı ifadeler,
çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Sorgulayıcı ya da
baskılayıcı yaklaşımlar yerine, empati temelli bir iletişim tercih
edilmelidir.
Güvenli Bağ ve Öğretmenle İlişki
Oryantasyon sürecinde çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey, güvenli
ilişkiler kurabileceği bir ortamdır. Bu noktada öğretmeniyle kuracağı
bağ, uyum sürecinin temelini oluşturur. Ebeveynlerin bu bağı
desteklemesi ve öğretmene duyduğu güveni çocuğa da hissettirmesi büyük
önem taşır. Özellikle ilk günlerde sadece bir ebeveynin çocuğu okula
getirmesi önerilir. Bu, çocuğun öğretmeniyle birebir ilişki kurmasını
kolaylaştırır ve dikkat dağınıklığını önler.
Ebeveynin öğretmenle kurduğu olumlu iletişim, çocuğun da öğretmenine
güven duymasını sağlar. Bu güven ilişkisi, çocuğun okul ortamını
benimsemesi ve kendini daha güvende hissetmesi açısından oldukça
değerlidir.
Ayrılma Süreci: Kısa, Sakin ve Güvenli
Çocuğun öğretmeniyle bağ kurmasının ardından vedalaşma süreci başlar. Bu
sürecin kısa, net ve güven verici bir şekilde tamamlanması gerekir.
Ayrılık anında ebeveynin sakin ve kararlı bir tutum sergilemesi, çocuğa
da güven verir. Örneğin, “Ben şimdi işe gidiyorum ama öğretmenin burada,
seninle. Oyunlar oynayacaksınız. Öğleden sonra seni almaya geleceğim”
gibi bir açıklama, çocuğun günü daha rahat geçirmesine yardımcı olur.
Vedalaşma sırasında kararsızlık ya da duygusal iniş çıkışlar yaşamak
normaldir, ancak bu duygular çocuğa doğrudan yansıtılmamalıdır.
Gerektiğinde rehberlik birimiyle iş birliği yapılarak çocuğun
ihtiyaçlarına özel bir destek süreci planlanabilir.
Ebeveynin Duygusal Duruşu: Çocuklar Hisseder
Çocuklar ebeveynlerinin duygusal durumlarını çok çabuk fark eder.
Ebeveynin ayrılık sırasında yaşadığı endişe ya da kararsızlık, çocuğun
da aynı duyguları yaşamasına neden olabilir. Bu yüzden ebeveynin sürece
güvenmesi ve olumlu bir tutum sergilemesi çok önemlidir.
Sözlerden çok davranışlara dikkat eden çocuklar için ebeveynin kuruma ve
öğretmene duyduğu güven, okulun da güvenli bir yer olduğunu anlamalarını
sağlar. Sakin, kararlı ve destekleyici bir yaklaşım, çocuğun uyum
sürecini olumlu yönde etkiler.
Destekleyici Araçlar: Kitaplar, Çizgi Filmler ve Oyunlar
Oryantasyon sürecinde çocuğa okul kavramını anlatmak ve onu bu sürece
hazırlamak için bazı kitap ve görsel materyallerden yararlanılabilir.
“Avucumdaki Öpücük”, “Görünmez İp” ve “When a Dragon Goes to School”
gibi kitaplar, çocukların ayrılık kaygısıyla baş etmesine ve okul
yaşamını anlamasına yardımcı olabilir. Aynı şekilde “Daniel Tiger’s
Neighborhood” dizisinin “Daniel Goes to School” bölümü ya da “Bluey”
çizgi filminin “Calypso” bölümü de okul temasını eğlenceli ve öğretici
bir şekilde işler.
Evde oynanan oyunlara da okul temaları eklemek faydalı olabilir.
Oyuncaklarla okula giden çocuk, ebeveyni ile vedalaşan ve okul çıkışı
kavuşan çocuk ya da servise binen çocuk, arkadaşları ile oyun oynayan
çocuklar gibi senaryolar kurgulanarak çocukların okul sürecini oyun
yoluyla deneyimlemeleri sağlanabilir. Bu tür oyunlar, çocuğun okul
ortamını zihinsel olarak içselleştirmesine yardımcı olur.
Güvenli Bir Başlangıç, Sağlıklı Bir Gelecek
Oryantasyon süreci, çocuğun okul yaşantısına güvenli ve sağlıklı bir
başlangıç yapması açısından kritik bir dönemdir. Bu süreçte ebeveynlerin
destekleyici tutumu, öğretmenlerin rehberliği ve kurumdaki uzman
kadronun yönlendirmeleri sayesinde çocuklar yeni çevrelerine daha kolay
uyum sağlarlar.
Her çocuğun bireysel farklılıklarına saygı gösterilerek yürütülen bu
süreç, uzun vadede mutlu, kendine güvenen ve öğrenmeye açık bireylerin
yetişmesine zemin hazırlar. Sağlıklı bir başlangıç, sağlıklı bir
geleceğin kapılarını aralar.
Sevgilerimizle,
Kampüs Kreş Rehberlik Birimi